BİR KEZ YÜZÜN GÖREN SENİN
Bir kez yüzün gören senin, ömrünce hiç unutmaya,
Tesbihi sensin dilinde ayrık nesne söylemeye.
Taatına duran zahid nazarına erer ise,
Unuda o tesbihini, ayrık secde de etmiye.
Ağzına şeker alırken, gözleri sana takılan,
Unuda o şekerini ayrık çiğneyip yutmaya.
Görse yüzünün nurunun nasıl balkıdığın bilip,
Ayın on dördü gecesi gelip senden ders etmeye
Ben seni sevdiğim için eğer paha derler ise,
İki cihan mülküm verem, dahi pahası yetmiye.
İki cihan da dopdolu, hem bağ hem bostan olursa,
Senin kokundan iyi gül bostan içinde bitmiye.
Gül ve reyhanın kokusu, hem aşık hem maşuktur,
Aşık olanın maşuğu asla önünden gitmiye.
İsrafil surun vurucak, mahlukat turu gelecek,
Senin gür ününden artık, hiç kulağım işitmiye.
Zühre yere iner iken saz çalmaya başlar ise,
Aşığın sevdiği sensin, gözü o yana gitmiye.
N'ider aşık hanımanı, ya sensiz iki cihanı,
İki cihan feda sana, kimseye güman tutmaya.
Sekiz cennetin hurisi, eğer bezenip geleler,
Senin sevginden özgeyi gönlüm hiç kabul etmiye.
Bu dünyada kim ne ola, ahiretde o olmaya,
Huri ve Gılman gelecek, aşık elin uzatmıya.
Yunus seni seveliden, basiret oldu canına,
Her dem yeni dirliktedir, asla ömrün eksitmiye.
Yunus Emre
(Şiirin aslı)
Bir kez yüzün gören senün ‘ömrince hîç unutmaya
Tesbîhi sensin dilinde ayruk nesne eyitmeye
Tâ‘atuna turan zâhid nazaruna irerise
Tesbîhini unıdup ol ayruk secde de itmeye
Agzına şekker aluban gözleri sana tuş olan
Unıda şekkerini ayruk çeyneyüben yutmaya
Görse yüzün nûrınun balkıdugını gelüp
Ayun on dördi gicesi senden sebak itmeye
Ben seni sevdügüm içün eger bahâ dirlerise
İki cihân milkin virem dahı bahâsı yitmeye
İki cihân toptolu bâg u bostân olurısa
Senün kokundan eyü gül bostân içinde bitmeye
Gül ü reyhânun kokusı ‘âşıkıla ma‘şûkadur
‘Âşık olanun ma‘şûkı hergiz öginden gitmeye
İsrâfil sûrın urıcak mahlûkât turugelicek
Senün ününden artuk hîç kulagum işitmeye
Zühre yire inübeni sazın nüvaht eylerise
‘Âşıkun ‘işreti sensüz gözi ol yana gitmeye
N'ider ‘âşık hânumânı sensüz cihânı yâ cânı
İki cihân fidâ sana kimsene gümân dutmaya
Sekiz Uçmagun Hûrîsi eger bezenüp geleler
Senün sevgünden özgeyi gönlüm hîç kabûl itmeye
Bu dünyede ne ola kim âhiretde ol olmaya
Hûrıla Gılmân gelicek ‘âşık elin uzatmaya
Yûnus seni seveliden beşâret oldı cânına
Her dem yeni dirlikdedür hergiz ‘ömrin eskitmeye
Yunus Emre
Derleme ve yorum: Zeki Çağlar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
MÜZİK
Kulaklarımıza hoş gelen ölçülü ve uyumlu seslere müzik denir. Saz, keman, cümbüş, darbuka, klarnet ve piyano vs gibi ögelere de müzik aleti denir. Müzik aletlerinin uyumuyla şarkı veya türkü söyleyen kişiye ses sanatçısı denir.
Eskiden şarkılar ve türküler plaklara kaydediliyor, gramofonlarla dinleniyordu. Sonra da plak çalan pikaplar piyasaya çıktı. Daha sonra teyplerle dinlenebilen kaset devri başladı. En sonunda CD ve MP3 furyası başlayınca kasetlerin papucu dama atıldı. Teknoloji gelişince müzik aletlerini taklit eden orglar çıktı. Cep telefonuyla bile kaliteli videolar çekilmeye başladı.
Ünlü bir ses sanatçısı olmanın yolu tesadüflere bağlıydı. Siz inşaatta harç kararken, tuğla taşırken, demir bağlarken türkü veya şarkı söylersiniz. Sesiniz ne kadar güzel olursa olsun; bir müzik yapımcısının dikkatini çekerseniz ünlü oluyordunuz. Bu da Milli Piyango'da büyük ikramiyenin size çıkması gibi bir şeydi.
Günümüzde ise ünlü bir ses sanatçısı olmanın yolu YouTube'dan geçiyor. Kendinizi şarkı, türkü söylerken videoya çekiyorsunuz ve YouTube'a yüklüyorsunuz. İzlenme sayısında patlama olursa: Ünlü oluyorsunuz.
Düğünlerde şarkı, türkü ve oyun havaları çalan piyanist şantörler bile YouTube sayesinde dünya çapında tanınır oldu.
Ne yazık ki sağlığında değeri bilinmeyen bazı ses sanatçılarımız vefat ettikten sonra YouTube sayesinde ünlü oldu.
Şimdi gelelim esas konuya: Sesiniz çok güzel. Söylediğiniz şarkı veya türkü de güzel. Ama teknik açıdan zayıfsa: Yaptığınız videonun müziği kulakları tırmalar.
Bazı şarkılar, türküler ve onlara ses veren sanatçılar vardır. Bunlar zaman geçtikçe yıllanmış şarap gibi değerlenir. Ama o eserler zamanla aşınır ve o sesi dinlemek zor olur.
Aşınmış eserleri teknik açıdan düzeltmek mümkündür.
İşte bu YouTube kanalı aşınmış eserlerin ses izlerini aslına sadık kalarak onarmaktadır.
Bu YouTube kanalının işi: Kötü olanı iyi, iyi olanı daha iyi, güzel olanı daha güzel yapmaktır.
Teknik açıdan en kaliteli müziği dinlemek, en kaliteli sinema filmini izlemek isterseniz: Lütfen YouTube kanalıma abone olunuz.
Eskiden şarkılar ve türküler plaklara kaydediliyor, gramofonlarla dinleniyordu. Sonra da plak çalan pikaplar piyasaya çıktı. Daha sonra teyplerle dinlenebilen kaset devri başladı. En sonunda CD ve MP3 furyası başlayınca kasetlerin papucu dama atıldı. Teknoloji gelişince müzik aletlerini taklit eden orglar çıktı. Cep telefonuyla bile kaliteli videolar çekilmeye başladı.
Ünlü bir ses sanatçısı olmanın yolu tesadüflere bağlıydı. Siz inşaatta harç kararken, tuğla taşırken, demir bağlarken türkü veya şarkı söylersiniz. Sesiniz ne kadar güzel olursa olsun; bir müzik yapımcısının dikkatini çekerseniz ünlü oluyordunuz. Bu da Milli Piyango'da büyük ikramiyenin size çıkması gibi bir şeydi.
Günümüzde ise ünlü bir ses sanatçısı olmanın yolu YouTube'dan geçiyor. Kendinizi şarkı, türkü söylerken videoya çekiyorsunuz ve YouTube'a yüklüyorsunuz. İzlenme sayısında patlama olursa: Ünlü oluyorsunuz.
Düğünlerde şarkı, türkü ve oyun havaları çalan piyanist şantörler bile YouTube sayesinde dünya çapında tanınır oldu.
Ne yazık ki sağlığında değeri bilinmeyen bazı ses sanatçılarımız vefat ettikten sonra YouTube sayesinde ünlü oldu.
Şimdi gelelim esas konuya: Sesiniz çok güzel. Söylediğiniz şarkı veya türkü de güzel. Ama teknik açıdan zayıfsa: Yaptığınız videonun müziği kulakları tırmalar.
Bazı şarkılar, türküler ve onlara ses veren sanatçılar vardır. Bunlar zaman geçtikçe yıllanmış şarap gibi değerlenir. Ama o eserler zamanla aşınır ve o sesi dinlemek zor olur.
Aşınmış eserleri teknik açıdan düzeltmek mümkündür.
İşte bu YouTube kanalı aşınmış eserlerin ses izlerini aslına sadık kalarak onarmaktadır.
Bu YouTube kanalının işi: Kötü olanı iyi, iyi olanı daha iyi, güzel olanı daha güzel yapmaktır.
Teknik açıdan en kaliteli müziği dinlemek, en kaliteli sinema filmini izlemek isterseniz: Lütfen YouTube kanalıma abone olunuz.
POPÜLER YAYINLAR
-
Severim ben seni candan içeri, Yolum ötmez bu erkandan içeri. Nere varır isem gönlüm dolusun, Seni nerde koyam bundan içeri. Beni sorman b...
-
Hor bakma sen toprağa, Toprakta neler yatar? Kani bunca evliya, Yüz bin Peygamber yatar. Cennette buğday yiyen, Gaflet gömleğin giyen, ...
-
İsmi Sübhan virdin mi var? Bahçelerde yurdun mu var? Bencileyin derdin mi var? Garip garip ötme bülbül. Ötme bülbül, ötme bülbül, Derdi der...
-
İşitin ey yarenler, kıymetli nesnedir aşk, Değmelere verilmez, hürmetli nesnedir aşk. Hem cefadır hem safa, Hamza'yı attı Kaf'a, Aş...
-
Miskinlikte buldular, kimde erlik var ise, Merdivenden ittiler, yüksekten bakar ise. Gönül yüksekte gezer, dembedem yoldan azar, Dış yüzüne...
-
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır? Okumaktan mana ne, kişi Hakkı bilmektir, Çün okudun...
-
Biz dünyadan gider olduk, kalanlara selam olsun, Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun. Ecel büke belimizi, söyletmeye dilimizi, Hasta...
-
Ah nice bir uyursun, uyanmaz mısın? Göçtü kervan kaldık dağlar başında. Çağrışır tellallar inanmaz mısın? Göçtü kervan, kaldık dağlar başınd...
-
İşitin ey yarenler, aşk bir güneşe benzer, Aşkı olmayan gönül sanki bir taşa benzer. Taş gönülde ne biter, dilinde ağı tüter, Nice yumşak s...
-
Arayı arayı bulsam izini, İzinin tozuna sürsem yüzümü. Hak nasip eylese görsem yüzünü, Ya Muhammed canım arzular seni. Bir mübarek sefe...
3 yorum:
Çok güzel bir hizmete sebeb olmuşsunuz. Yunus Emre şiirleriyle adeta iman dersi veriyor. bütün şiirler bir harika. emeği geçenlere minnettarım.
Allah yardımcınız olsun
Türkçesi ve okunuşlar daha iyi olabilirdi
yine de teşekkürler
Yorum Gönder